LAZER NEDİR?

LLLT NEDİR ? 

Düşük seviyeli lazer terapisi(LLLT), eş fazlı kızıl ve yakın kızıl ötesi ışık enerjilerinin vücutta 40mm’lik derinliğe ulaşması için gerekli dalga boyları aracılığıyla iletilmesini içerir.

Bu terapiye ”Düşük Seviyeli” denilmesinin nedenine gelince; bu tedavide kullanılan enerji ya da güç yoğunluğu, ablasyon (ameliyatla çıkarma), dokuyu kesme ve termal olarak pıhtılaştırma işlemlerinde kullanılan lazer terapinin diğer formlarından daha düşük bir yoğunlukta kullanılır. LLLT’nin kullanıldığı gücün ve enerjinin yoğunluğu, ısı üretmediğinden, bu terapiye aynı zamanda ”soft” ya da ”soğuk” terapi de denir.

Soft lazer tedavisi, vücudun doğal iyileşme mekanizmasını hücresel ve sistemik bir seviyede uyarır. Sonuç olarak hücreler vücuttaki optimal fonksiyonlarını gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi elde ederler. Böylelikle hücreler, kendi kendilerini iyileştirirler ve spesifik problemlerin üstesinden doğal bir şekilde gelirler.

LAZERİN BİYOLOJİK ETKİSİ

Kırmızı ışın tayfında çalışan lazerler; 630-670 nm, kendi kendine veya başka tedavi yöntemleriyle kombine olarak geniş uygulama alanı bulmuştur. Bu ışınların en önemli ve ispatlanmış olan tedavi etkilerinden birincisi dokuların rejenarasyonunu stimüle etmesidir; ardından anti-enflamatuar ve aneljezik etkisi gelir. Işınlanan bölgede kan sirkülasyonu artar, protein ve nükleik asit sentezi yükselir, hücre içi metabolizması ve immünitesi güçlenir.

Çok önem arz eden immün sistemi(bağışıklık sistemi) aktivasyonu; bağışıklık sisteminin yapı taşları olan hücrelerin bölünmesinin, lenfositöz ve lökosit yoğunlaştırılması ve imunoglobulinlerin ve yapı taşlarının hemolitik aktivitelerinin arttığı; tedavi esnasına kadar azalmış olan bağışıklık sisteminin yapı taşları olan hücrelerin-limfositler-normal seviyeye döndüğü görülmüştür. Bağışıklık sistemi aktivasyonu, bir organizmanın belirsizlik reaksiyonunu optimal şekilde etkiler ve koruyucu adaptasyon reaksiyonlarını arttırır.

Lazer enerjisi, dokuların yenilenme sürecinin aktif olarak uyarılmasını provoke eder. Daha iyi bir tedavinin yapılabilmesiyle, metabolizma süreçlerinin aktivasyonuyla, nükleon asitlerinin yapılabilmesiyle, metabolizma süreçlerinin aktivasyonuyla, nükelon asitlerinin ve protein hızlandırılmış senteziyle ve humoral ve hücre bağışıklığı üzerindeki etkileriyle bağlantılıdır. Gecikmiş doku rejenerasyonu süreciyle ilgili yapılan klinik ve deneysel araştırmalara göre doku rejenerasyonunun hızlandırılması şöyle yapılanır; fibrogenesanın hızlandırılması, bağlantı dokularının olgunlaşması, vasküler sistemin rejenerasyonu ve epitelizasyonun aktif stimülasyonu.

Sayısız araştırma şu varsayımı güçlendirmektedir; lazerin, kırılmış rejenerasyon süreçlerine pozitif etkisinin bir mekanizması da oksijen dengesini pozitif olarak etkilemesi şeklindedir. Oksijen gerekliliğinin aktivasyonunun mekanizmalarını aydınlatmak amacıyla, solunumu fermentlerin aktivitesini incelemek için araştırmalar yapılmıştır. Oksijenleşme-rejenerasyon süreçlerinde rol oynayan ferment katalizidir. Katalizin bir hücrenin yapısına oksijen taşıdığı varsayılmaktadır. Lazer tedavisinin seansları arttırıldıkça; katalizin aktivitesinin de arttığı, enerji- değişken süreçlerin aktive olduğu yani ATP aktivitesinin arttığı görülmüştür.

    GAMA Dental olarak dental sektöründe 20 yıla yakın tecrübemiz ile siz değerli diş hekimlerimize hizmet vermekteyiz.

    Çalışma sistemini temel değerlerimizi ilke edinerek oluşturduğumuz GAMA Dental, teknolojik gelişmeleri takip ederek diş hekimlerimizin işini kolaylaştırarak hasta konforunu artırmayı hedeflemektedir.

    ADRES

    Cumhuriyet Mah. Tuna Cad. 11/70 Çankaya / ANKARA

    TELEFON

    (0312) 434 54 74

    EMAİL

    info@gamadental.net